Olumlama Meditasyonu

Sizinle bir önceki postta paylaştığım güzel haber, yani başlayan o güzel derslerden sonra ben de kendi öğrencilerimle olan meditasyon dersime döndüm bu Pazar.

Zeynep hocanın anlattıklarından paylaştım biraz, mesela bedenin bilgeliğinden. Psikoterapist eşiyle birlikte anlattılar, dediler ki, zihni, beyni yeterince geliştirdik, yeter, artık bedene inme zamanı, bedenin bilgeliğine güvenme ve bedendeki duyumları geliştirme zamanı.

Derste bir de telomerlerimizden bahsettim. Evet evet, telomerler. Tamam, ben de ilk kez duydum bu kelimeyi: DNA hücrelerimizin öz parçacıkları bunlar. Okuduğum bilimsel makaleye göre, insanda hücre yaşlanmasının en önemli nedenlerinden biri kısalan telomerlermiş. Evet bu meretler uzayabiliyor, kısalabiliyor. Uzadıkça ömrümüz uzuyor, kısaldıkça….

Araştırma sonucunda bu telomerlerin kısalmalarının sadece genetik kodumuzla ilgili olmadığı, telomerlerin bizi dinlediği ortaya çıkmış. Ne kadar kaliteli bir yaşam sürüyorsak o kadar uzuyor bunlar, ne kadar olumsuz konuşursak kendimizle, o kadar kısalıyor. Sağlıklı olmanın temel kurallarından biri, sağlıklı hücre yenilenmesini sağlamak için kendimize iyi davranmak, bu kadar basit!

Veee, biraz da olumlama meditasyonu yapmayalım mı bu kadar veriden sonra dedik ve gözleri kapadık. Verdiğim olumlamaları podcast’e de ekledim, buyurunuz:

İyi Haberlerim Var

Merhaba,

Neredeyse iki aydır Korona virüsü sebebiyle evlerimizden çıkmıyor, daha önce yaşamadığımız kısıtlamalarla dolu bir yaşam sürüyoruz. Bazı kolaylamalar, normalleşmeler olacağı söylense de, hastalığın ilacı bulunmadığı ölçüde tehlikedeyiz ve dikkatli olmalıyız. Önümüzde tedbiri elden bırakmayacağımız bir yıl varmış gibi gözüküyor.

Daha önce de biraz yazmıştım, zaten her yerde de konuşuluyor. Konunun çok fazla boyutu var. Sağlık en önemli kısmı. Sağlığımızı korumamız her şeyden önce geliyor. Ancak bunun da bağlantılı olduğu başka konular var şüphesiz. Ekonomik durumumuz ve psikolojik durumumuz, sağlığımızı korumamızdan çok da bağımsız değil. Sağlık ekonomiyi, ekonomi sağlığı, bunların yokluğu, eksikliği ya da endişesi psikolojik durumumuzu, ruh durumumuz da yine sağlığımızı etkiliyor. En zengininden en fakirine, en gencinden en yaşlısına, farklı farklı zorluklarını yaşıyoruz hayatın şu an. Çalışmak zorunda olan, çalışamayan… Kimse birbirinden daha şanssız ya da şanslı değil.

Ancak bunu da atlatacağız elbet. Uzun da sürse, sonu gelecek, her şey değişir, gelişir, devinir, evrilir, biter, yenilenir, başkalaşır. İçinden geçerken bu anlaşılmaz ancak geriye dönüp bakacağımız günler de gelecek.

Dikkat etmemiz gereken şeyler hijyen, sosyal mesafe, sağlıklı beslenme, egzersiz, bol su, yeterli uyku, ruh durumunu dengede tutabilmek için birtakım çalışmalar.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, teknoloji, şu dönemin en önemli hediyesi bize bence. Alışveriş yapabiliyor olmamız, işlerimizi halledebiliyor olmamız, görüntülü toplantılar yapabiliyor olmamız, bilgili ve eğlenceli içeriklere ulaşabiliyor olmamız, eğitim alabiliyor olmamız çok büyük avantajlar.

Bildiğiniz gibi bir süredir meditasyon dersleri alıyor, bir süredir de meditasyon dersleri veriyorum:) İkisi de korona karantinasından beri internet ortamından devam edebiliyor çok şükür. Daha sonra adalaryoga olarak sevgili Gülfiye hocamın yoga dersleri de online olarak başladı, bu çok büyük bir avantaj çünkü evlere kapandığımız bu dönemde bedenimizi hem hareket ettirmek hem esnetmek hem de rahatlatmak çok önemli.

Ben bir süredir yin yoga eğitmenliği eğitimi almak istiyordum. Bunu almak istememdeki sebep yin yoga pratiklerini meditasyon derslerime katmak istememdi. Bilindiği gibi meditasyon bedenin hareket etmediği bir deneyim. Ayakta da olsan, oturuyor da olsan, yatar pozisyonda da olsan, hareket etmiyorsun, çoğunlukla gözlerin kapalı ve nefesine, bedenine odaklanıp anın tadını çıkarıyorsun, zihnini dinlendiriyorsun meditasyonda. Ayrıca en aktif yoga çalışmalarının bile başında ve sonunda minik meditasyon uygulamaları yapılıyor. Ancak istek sadece meditasyon yapmak olduğunda, bedenin meditasyon için hazır olması da çok önemli. Bazen beş dakika, bazen ise saatlerce meditasyon için aynı duruşta kalabiliyoruz, bu da zor olabiliyor. İşte yin yoga burada devreye giriyor. Yin Yoga, yoğun bir poz değişikliği ve çok fazla hareketle değil, zihni meşgul edecek kadar yeterli hareket ve esasen içsel fiziksel duygu deneyimindeki değişimle kendisini kısa süreli meditasyon serisi gibi hissettirebilecek bir yoga çeşidi. Yin Yoga sessiz bir uygulama, çoğunlukla yerde yapılıyor ve pozlarda ya çok az kas gücü kullanılıyor ya da hiç. Bununla birlikte bedeni zorlayan pozlar yok mu, muhakkak var. Çünkü pozlarda uzun süre kalınıyor. Pozlarda uzun süreli kalmak da hem kemiklere yakın bölümü ve bağ dokuları etkileyerek bedendeki etkisinin daha derinlere yayılmasını sağlıyor, hem de duygusal olarak sizi bir yolculuğa çıkarıyor. Pozun içindeyken dikkati bütün bedene yönlendirerek bedendeki duyguları fark ediyoruz ve beden içinde sıkışık kalmış duygular çözülebiliyor. Pozlarda hareketsiz kalarak farkındalığın derinleşmesiyle meditatif zihne ulaşabiliyoruz. Böylelikle benim düşüncem de meditasyon uygulaması yaptırdığım arkadaşlara öncesinde hafif bir yin yoga çalışması yaptırarak meditasyona geçmelerinin daha hoş olabileceğiydi ve bu sebeple yin yoga eğitmenliği eğitimi almayı çok istiyordum.

Ancak bunun için hem belirli bir bütçe, hem de belirli bir zaman ayırmam gerekiyordu.

Ve çok şükür ki, şöyle bir gelişme oldu. Çok başarılı ve çok deneyimli bir yoga eğitmeni olan Zeynep Aksoy, yin yoga ve mindfulness eğitmenliği eğitimini online olarak ve bağış yöntemiyle vermeye karar verdi.

Kendisine ne kadar teşekkür etsem az. Hem bütçe hem zaman ayırabileceğim, bundan daha iyi nasıl bir dönem olabilirdi kimbilir?

Altı ay sürecek bu eğitimde neler mi öğreneceğim:

David Cornwell’in Oxford Universitesi eğitimlerinden, travma terapi bilgileri, zihnin modları, Polyvegal Teori ve sinir sistemi işleyişi, pratiklerin zihni ve sinir sistemini nasıl etkilediği, doğru nefes’ kavramı, nefes sürecinde olanları ve dahil olan kasları inceleme, farklı nefes teknikleri ve günndelik olarak pratik yapılması, Fasya’nın bütünsel sistem olarak bedendeki önemi (kas ve iç organları saran veya bağlayan bağ doku, çok yeni bir keşif tıp ve anatomi dünyasında.) Bedenimizi nasıl algıladığımızı dönüştüren bilgiler, hareketin kaynağı, duruş bozukluğunun sebepleri, mindfulness ile duruş nasıl dönüşebilir, yoganın interosepsiyon ve propriyosepsiyon ile öğretme farkları, ayak sağlığı, ayak, diz ve kalça anatomisi, bacak kasları ve eklemlerini etkileyen pozlar, karşılaştırmalı anatomi, Yin Yoga Pozları, Omurga ve omuriliği anatomisi, karşılaştırmalı anatomi, Kol ve Omuz anatomisi, yoga akışları, Omuz Duruşu, Urdvha Danurasana ve Arketip Pozları inceleme, Nefes Çalışmaları ve Meditasyon ile beraber bütünsel bir yoga dersi oluşturma, Güneşe Selam, Aya Selam, Paul ve Suzi Grilley’in Tao Vinyasa Akışları, Ders Verme Sanatı, Yaşam Haritaları: Yoga Felsefesi, İntegral Teori. Bhagavad Gita’nın önemli kavramları, Yoganın kısa tarihi, bugünkü yaşamımıza nasıl entegre olacağı, Josepsh Campbell’İn Chakra sistemi açıklaması.

Bu muhteşem eğitim bu haftasonu başlıyor. O kadar heyecanlıyım ki. Şükürler olsun. Şu dönemi bu eğitimler sayesinde çok verimli kullanacağımı hissedeceğim için çok mutluyum. Öğreneceklerimi uygulamak ve aktarmak için de sabırsızlanacağım şüphesiz. Bundan daha iyi nasıl olur?

Beni çok heyecanlandıran ve mutlu eden bu haberi sizlerle paylaşmak istedim.

Benim bu eğitimlerim devam ederken, yaşam koçluğuna, sağlıklı yaşam koçluğuna ya da meditasyon derslerine ihtiyaç duyarsan lütfen benimle iletişime geç. Zaman kendimize yatırım yapmanın, ruhumuza ve bedenimize iyi bakmanın zamanı, lütfen kendine yatırım yap, bunu bir lüks olarak görme, bedenimiz, ruh durumumuz, zihnimiz, beynimiz sağlıklı olacak ki, yaşadığımız şu zor günlerden hasarsız ya da en az hasarla çıkalım. Ben bu konuda hem kendime hem de sizlere destek olabilmek için kendimi geliştirebilmek adına elimden geleni yapıyorum ve sizlerle gelişmeleri buradan paylaşıyor olacağım. Sevgiler.

21 Haziran Uluslararası Yoga Günü (video)

Namaste!

Yakın bir tarihte, 2015’te Birleşmiş Milletler tarafından 21 Haziran, Uluslararası Dünya Yoga Günü olarak belirlenmiş. 21 Haziran’da, başta Hindistan’da olmak üzere binlerce yogasever, meydanlarda, parklarda ve stüdyolarda etkinlikler düzenleyerek yoga öğretisinin yaygınlaşması için emek veriyor.

Hindistan başbakanı Narenda Modi, 21 Haziran tarihinin önemini bir konuşmasında şöyle açıklamış:

Kuzey kutbunda en uzun günün yaşandığı bu tarih dünyanın pek çok yerinde büyük öneme sahiptir. Yoga açısından ise bu tarih Dakshinayana’ya, yani yaz gün dönümüne geçiştir ve yaz gün dönümünden sonraki ilk dolunayda Shiva’nın dünyaya yoga öğretisini yaymaya başladığı söylenir, kendisi bu tarihte ilk guru (öğretmen, usta) olmuştur. Ayrıca yaz zamanında, doğanın ruhani pratikler için bizi desteklediği de söylenebilir.”

5. Uluslararası Yoga günü ülkemizde de çok çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Detaylı bilgi almak için tıklayın.

Tesadüf o ki, yoga 2015’ten beri hayatımda var benim de. Çok düzenli yapamadım bu beş sene boyunca ama hiç de bırakmadım. Şu an adada her Salı sabahı katıldığım vinyasa yoga dersleri var. Ben de ilerde yin yoga eğitmenliği eğitimi almak ve meditasyon uygulayıcılığı ile ikisini birleştirerek bu tarz eğitimler vermek istiyorum.

Yoga’nın ne olduğunu, kaç çeşit yoga olduğunu, genel anlamda felsefesini ve faydalarını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştığım bir video çektim. Bilgi anlamında da bol bol sevgili Esra Karaosmanoğlu’nun Acemi Yogi’nin El Kitabı adlı kitaptan faydalandım, ısrarla da tavsiye ederim yeni başlayacaklara ve hareketler kadar işin felsefesini de merak edenlere.

Keyifli izlemeler.