Farkındalık ve Meditasyon. İlk Ders: Sağlıklı Yaşam ve Meditasyon İlişkisi

Şükürler olsun, yılbaşı öncesi yaptığımız demo dersten sonra ilk dersimizi bugün gerçekleştirdik.

Konumuz sağlıklı yaşam ve meditasyonun ilişkisiydi.

Sağlıklı Yaşam bir farkındalık. Genel anlamı, kişinin bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak uzun yıllar sorunsuz bir biçimde yaşaması demek. Özde ise, biliyoruz ki sadece yemek yiyip, su içip, farkında olmasak da nefes alıp hayatta kalabiliriz ancak farkındalığımız artarsa, bedenimize, ruhumuza ve zihnimize doğru besinleri vererek sağlıklı bir yaşam yaşayabiliriz. Doğru besin, sadece yemek içmek değildir. Kimlerle vakit geçirdiğiniz, hangi ortamlara girdiğiniz, hangi hobilerle ilgilendiğiniz, nasıl düşünce yapılarına sahip olduğunuz, yani zihniniz ve ruhunuzu nelerle beslediğiniz de çok önemlidir.

Nefes, yaşam demektir. Yaşadığımız çağda stresi yönetebildiğimiz kadar sağlıklı ve mutluyuz. Doğru nefes almayı öğrendiğimizde ise, en etkili stres yönetimi tekniği ile buluşmuş oluyoruz.

Uzun ömürlü olmanın yolu, derin ve uzun nefesler almak, dakikada alınan nefes sayısını azaltmaktan geçer.

Meditasyon ve nefes teknikleri, beden sağlığını optimize etmek, duyguları dengelemek, ruhu arındırmak için çok önemlidir.

Bugün, doğru nefes almanın ve hayatımızda meditasyona yer vermenin ruhumuzda, zihnimizde ve bedenimizde ne gibi somut değişiklikler yarattığını konuştuk. Louise Hay’in Sağlıklı Yaşam İçin Kendini Sev kitabından alıntılar yaptık, bir adet imgeleme, bir adet de olumlama meditasyonu deneyimledik. Deneyimlerimiz üzerine konuştuk, paylaştık. Ev ödevlerimiz, var, onları konuştuk. Haftaya Pazar yeni konular, okumalar ve meditasyon deneyimleriyle yine Adalar Kültür Derneği‘ndeyiz.
Şubat ayı ortasında haftaiçi derslerimiz de başlayacak. Kayıtlar devam ediyor, bana ya da Adalar Kültür Derneği’ne ulaşabilirsiniz.

Brené Brown Kırılganlığın Gücü’nü ve Cesaretle Olan Bağını Anlatıyor

Yıllar önce Brené Brown‘un TED konuşması “The Power of Vulnerability” (Kırılganlığın, Açık Kalpli Olmanın Gücü – diyelim)’na denk gelmiştim ve çok etkilenmiştim. Birkaç hafta önce de yine kendisinin Netflix‘te “The Call to Courage” (Cesarete Çağrı) konuşmasına denk geldim ve geçtim kameranın karşısına adada, anlattım biraz sana 🙂

İrade Nedir? Sen İradeli Biri misin?

Özellikle beslenmeyle, sporla, sigara ile ilgili hep “iradesizim” önyargısıyla yaklaşırız kendimize. Belki işimize gelen budur, belki de yanlış bir bilgiyle bunu doğumumuzla gelen bir özelliğimiz sanıyoruzdur.

Konuyla ilgili bir video çektim, izleyip yorum yazarsan sevinirim.

Birlikte Meditasyon Yapalım mı?

Sağlıklı Yaşam yolculuğumda kişisel olarak bana en iyi gelen üç disiplin:

  • Düzenli Spor
  • Bilinçli Beslenme
  • Düzenli Meditasyon

Meditasyon hayatın bir parçası haline gelince, koçluk hizmeti verdiğim danışanlarımı da bu disiplinle tanıştırmalıyım ama doğru bir şekilde tanıştırmalıyım diye düşünüp İstanbul NLP International ve Yeditepe Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenledikleri Meditasyon Uygulayıcılığı sertifka programını bitirdim, hala da bir meditasyon hocasının derslerine düzenli olarak devam ediyorum.

Youtube kanalımdaki yeni videomda, dilim döndüğünce, uzunca anlattım meditasyonun ne olduğunu, ne olmadığını ve videonun son 6-7 dakikasında birlikte yapabileceğimiz bir meditasyon yönlendirmesi bölümü ekledim. Umarım faydalı olur. Yorumlarınızı beklerim.

2019 Hoş Gelsin!

Geçen yıl, bugünlerde, yeni bir yıla girerken sağlıklı ve mutlu olmak için önerilerde bulunduğum bir yazı yayınlamıştım.

Dilek listesi yapmanızı önermiştim, bu yıldan beklentilerinizi gözünüzle de görebilmek, bir nevi somutlaştırabilmek için. Bu önerime bir ekleme yapmak istiyorum: Minik bir defter alın kendinize ve bu bir minnettarlık defteri olsun. Her gün mümkünse gün bittiğinde o gün minnettar olduğunuzu düşündüğünüz şeyleri yazın. Genelde 10 iyi şey yaşıyorsak, yaşadığımız 2 kötü şeye odaklanıyoruz. Minnet duyduğumuz konulara odaklanır ve bunları not alırsak, beklentilerimizi somutlaştırdığımız gibi aslında hayatımızdaki olumlu yönleri de somut bir şekilde karşımızda görebilir, onlara odaklanmakta kolaylık yaşayabiliriz.

Sağlık kontrollerinizi hatırlatmıştım. Doktor randevularımızı aksatmamamız gerektiğini. Biraz kendimizi dinlemek için her zamanki gibi meditasyon önereceğim. Bedensel veya ruhsal sağlığımızla ilgili bir problem yaşıyorsak, meditasyon sırasında fark edebiliyoruz. Böylelikle, “dizim ağrıyor, şunu ihmal etmeyeyim” ya da “sanırım biraz sinirlerim bozuk, bununla ilgili destek alayım” gibi farkındalıklar yaşayabilirsiniz. Ya da belki ne kadar sağlıklı ve iyi hissettiğinizi fark eder ve şükredersiniz.

Beslenme demiştim. Ben bu yıl kendimi dinleye dinleye bağırsak ve cilt problemlerimi %80 oranında çözen bir beslenme şekli buldum kendime. Tetkiklerimi aksatmayarak elbette. Örneğin ben artık et olarak sadece balık tüketiyorum, onun dışında baklagil, sebze ve meyve ile besleniyorum. Süt ve yumurta da tüketmiyorum artık çünkü bağırsağıma ve cildime iyi gelmediğini fark ettim. Turşu ve kırmızı şarap da aynı şekilde bana iyi gelmeyen besinler. Fakat siz de böyle beslenin dediğimi sanmayın sakın, lütfen kan ölçümlerinizi yaptırın, alerjileriniz, intoleranslarınız varsa bunları öğrenin, gerekiyorsa bir diyetisyene giderek kendinize uygun bir beslenme şekli konusunda destek alın. Motivasyon konusunda desteğe ihtiyaç duyarsanız, koçluk desteği verebilirim, benimle iletişime geçebilirsiniz. Size doğru beslenmeye alışana kadar eşlik edebilir, alternatifler sunabilir, hayatınıza spor ya da meditasyon gibi disiplinleri katmanız için sizi motive edebilirim. Geçen sene yazdığım önerilerin devamı için tıklayın, zira hepsi geçerli bu yıl için de. 

Ben 2018’de İstanbul’dan biraz uzaklaşmak istiyordum. Gönlüm Ege’de, hatta Akdeniz’deydi ama sonra İstanbul’dan o kadar da uzaklaşmadan, daha sakin bir hayatın mümkün olduğu, yine sahil kasabasında yaşama tadını alabileceğim başka bir fikir geldi aklıma: Büyükada’ya yerleştim. Neredeyse bir sene olacak taşınalı. İyi ki dediğim, verdiğim en iyi kararlardan oldu bu.

Önümüzdeki yıl ise Zararsız Yaşam‘ı büyütmek için bazı girişimlerde bulunuyor olacağım. Gelişmelerden sizi haberdar edeceğim, şimdilik sürpriz olsun. Kişisel olarak bu yıl meditasyon ve yoga hayatıma daha sağlam bir şekilde girdi, spor daha azdı ama özdü. Bu yıl sporu daha fazla hayatıma katmak istiyorum.

Yeni yılda sağlıklı yaşam seminerleri, sohbetler, kitap okuma günleri, meditasyon seansları ile birlikte olacağız. Facebook ve instagram hesaplarımı takipte kalın lütfen.

Mutlu yıllar, sağlıklı seneler, sevdiklerinizle, aşk, tutku, bereket, huzur, dostluk ve neşe dolu bir 2019 olsun mu, bence olsun!

21 Gün Unsuz Yaşam

Var mısın? Ekmek yok, kek börek yok, unlu çorba yok, pasta çörek yok. Sade makarna ve buharda pirinç serbest. Sebze ağırlıklı bir 21 gün olsun, et tüketiyorsan da azaltmayı deneyebilir misin bu 21 gün?

Ben sabahları siyah zeytin, salatalık, ceviz, badem tüketiyorum. Öğlen zeytinyağlı bir brokoli salatası, akşam unsuz çorba ve sıcak bir sebze yemeği, ya da ızgara/fırında balık tüketiyorum. Aralarda meyve, bazen sorbe dondurma… Sade Türk kahvesi, yeşil çay…

Senin beslenmen nasıl? Paylaşalım lütfen.

İzmir’de, Mutlu Kadınlar Atölyesinde İdik

Geçtiğimiz ay Mutlu Kadınlar Atölyesi tarafından İzmir’e çağırıldım. Harika mekan Guna/Taze Yaşa restoranda vegan/vejeteryan şekersiz unsuz kekler eşliğinde yaklaşık iki saat sağlıklı yaşama, kendini sevmeye, meditasyona, doğru beslenmeye, sporun hayatımızdaki yerine, kadın olmaya dair derin bir sohbette bulduk kendimizi katılımcıların da katkıları, soruları, anlattıklarıyla. Son 10 dakika meditasyonumuzu yapmayı ihmal etmedik.

Beni davet eden, atölyenin kurucusu sevgili Çiğdem Saroğlu‘na çok teşekkürler. En sevdiğim şehirlerden birinde konuk olup böyle güzel bir sohbet imkanı bulmak gerçekten onur vericiydi. Sponsorlarımızdan Hotel Beyond‘a da misafirperverliklerinden ötürü ayrıca teşekkür ederim.

 

 

 

Sağlıklı Yaşam ve Bilinçli Beslenme Seminerinden Notlar

 

13 Ocak 2018 Cumartesi günü, bir süre önce buradan da duyurduğum Sağlıklı Yaşam ve Bilinçli Beslenme seminerim İstanbul Erenköy Kozmos Yaşam Merkezi’nde gerçekleşti.

Seminer Nasıl Başladı?

20 kişinin katılım gösterdiği etkinlikte önce kendi hikayemi anlattım. Tam zamanlı çalışırken neden istifa etme kararı aldığımı, freelance çalışmama rağmen neden yine de sağlığımla ilgilenemediğimi, tak dediği noktada kişisel antrenörümü arayarak başladığım spor ve sağlıklı beslenme yolculuğunu, koçluk eğitimi alarak bendeki değişimleri destek ve eşlik ihtiyacı olanlarla paylaşmaya başladığımı özetledikten sonra sunuma geçtik.

Beslenmenin sadece yediğimiz besinle ilgili olmadığına, seçtiğimiz mekan ve insanlarla da beslendiğimize ve bilinçli beslenmenin önemine kısaca değindikten sonra beslenmede doğru sandığımız yanlış bilgilerimize değindim. Yağ, süt, şeker, tahıl, ekşi maya, yeme saatleri, spor ve meditasyondan bahsettikten sonra beş dakika meditasyon yaptık.

Neler Tattık?

Bir saatin sonunda ise katılımcılar için şef arkadaşım Pelin Görpe ile birlikte hazırladığımız sağlıklı atıştırmalıklar ve detoks sularının bulunduğu masaya geçtik. Katılımcılar sağlıklı atıştırmalıkları pek beğendi doğrusu, tarifler de soruldu, hemen paylaşayım:

  • Detoks suyu:

Salatalık, limon, taze nane, maydonoz, taze zencefil ekledik cam sus şişelerimize ve iki saat kadar beklediler.

  • Tatlı hurma topları:

5-6 adet hurmayı sıcak suda beklettik, sonra blender’da püre yaptık. Bu pürenin içine iki tatlı kaşığı keçiboynuzu unu, 1 tatlı kaşığı tarçın, 2 çorba kaşığı çiğ kakao, 1 avuç badem ve cevizin rondoda un haline getirilmiş halini ekledik ve karıştırdık. Hamurlaşmış karışımı ellerimizle yuvarladık ve tabağa dizerek buzdolabına koyduk. Yemek için çıkardığımızda isteğe göre yarısını hindistancevizi rendesine, diğer yarısını yine çiğ kakaoya buladık. Farkındaysanız içinde ekstra şeker yok, fırına bile giren bir tatlı değil. Lezzeti ise muhteşem.

  • Fırında sebzeli tuzlu kek:

Malzemeleri sayayım: 5 yumurta 4 çiçek karnabahar 4 çiçek brokoli 3 çorba kaşığı tam buğday unu ya da beyaz un dışında tercih edeceğiniz başka bir un. 1 yemek kaşığı karbonat ve ona eklenen biraz limon suyu/sirke 1 fiske kaya tuzu Bir avuç maydonoz Bir avuç dereotu Bir avuç taze nane Yarım kırmızı tatlı biber Bir fiske keten tohumu Bir fiske susam İstendiği kadar pul biber, kara biber İsteğe göre siyah zeytin (tuz tadı gelsin diye) Hepsini karıştırdık. Bir borcama fırın kağıdı serdik ve karışımı döktük. Üstünü düzelttikten sonra biraz daha susam, hatta biraz da çavdar ezmesi ekledik. Fırına verdik, 180 derecede 30 dakika boyunca pişti.  İçinde beyaz un, yağ yok ve çokk lezzetli. Beş çayı için de düşünülebilir, öğlen ya da akşam niyetine de yenebilir. Etkinliğime katılım ve geri dönüşler çok keyifli oldu. Katılımın sosyal medya paylaşımlarından sonra İzmir, Denizli gibi şehirlerden davetler aldım. Sağlıklı yaşamı, kendi üzerimdeki değişimleri anlatmak benim için çok keyifli, tüm ülkeyi gezip anlatsam doymam herhalde. Böyle bir davette bulunmak isteyen dernekler, merkezler, ilgili kurumlar olursa sitemin iletişim kısmından benimle iletişime geçebilir, seve seve cevaplarım. Afiyet olsun ve sağlıklı günler 🙂